İYİ TARIM UYGULAMALARININ
ÜLKEMİZDEKİ DURUMU
08/09/2004 Tarihinde İyi Tarım Uygulamalarına İlişkin Yönetmelik 25577 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik hükümlerince İyi Tarım Uygulamaları (İTU), tarımsal üretim sisteminin sosyal açıdan yaşanabilir, ekonomik açıdan karlı ve verimli, insan sağlığını koruyan, hayvan sağlık ve refahı ile çevreye önem veren bir hale getirmek için uygulanması gereken işlemler olarak tanımlanmaktadır.
Bununla birlikte ülkemizde İTU uygulamaları İTU Yönetmeliği ile başlamamış, yılla itibariyle yürütülen tüm çalışmalarda iyi tarım uygulamalarını tamamlayan diğer unsurlar yerine getirilmiştir. Cumhuriyet dönemi öncesi kayıt altına alınan bir kısım üretim parselleri ve ürünler (zeytin vb.) ile izlenebilirlik ve kayıt sistemlerinin oluşturulmasında birer örnektir. 1957 yılında yürürlüğe giren 6968 sayılı “Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu” ve bunlara ilişkin çıkarılan mevzuatlar İTU’nun ülkemizde ki temellerini oluşturmuştur.
Ayrıca İTU’yu destekleyici diğer uygulamalar kısaca aşağıda gösterilebilir.
Yönetimli Çiftçi Mücadeleleri,
Entegre Mücadele,
Biyolojik Mücadele,
Tahmin ve Erken Uyarı Çalışmaları,
Kontrollü Örtü Altı Üretiminin Uygulanmasına İlişkin yönetmelik,
Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği
ÇKS, FADN Muhasebe Veri Ağı ve IACS Projeleri.
2003 yılı itibariyle Türkiye’de tüketilen 33 bin ton/yıl pestisitin, %30’unun kullanıldığı meyve sebze üretiminde ihraca yönelik üretim yapan büyük işletmeler, İTU kriterleri ile üretim yaparak ürünlerini Eurepgap kapsamında sertifikalandırmaya başlamışlardır.
Ancak küçük işletmelerin ve üreticilerin önemli bir kısmı İTU konusunda yeterli bilince ulaşamamışlardır. Bu üreticiler elde ettikleri ürünü geleneksel ürüne kıyasla ne kadar yüksek fiyatla satacakları konusuna cevap aramaktadırlar. Üreticiler ürünlerini iç pazarda hangi koşullarda ürettiklerini sorgulanmadan pazarlayabilmeleri nedeniyle konunun önemi yeterince anlaşılmamıştır. Bu nedenle İTU uygulamalarının yaygınlaşmasında üreticilerin yanında tüketiciler ile pazarlama zincirinde yer alanların eğitimi kilit rol oynamaktadır.
Bununla birlikte İTU uygulamalarında artan bilgi ihtiyacı ve tarımsal danışmanlık hizmetleri ile ürünlerin İTU’ya göre üretildiğini belirleyecek sertifika maliyetleri küçük işletmelerin İTU’na yönelmelerini engellemektedir. Geleneksel tarzda üretim yapan küçük işletmelerde İTU’nın yaygınlaşması üretici birliklerinin oluşturulmasıyla mümkün olacaktır.
İsmail ÖZASLAN
Ziraat Mühendisi |